Rüyamda Diyarbakır’a tatile gitmişiz

Eşimle Diyarbakır’a tatile gitmişiz. Bir yaz günü, belki de bahar, şehrin dışında kırsal bir alanda dolanıyoruz. Heraldeki terör falan kalmamış, rahatız. Sonra bir mağara buluyor ve hangi akla hizmetse içine giriyoruz. Karanlıkta, korka korka yürüyoruz, bizi nereye götüreceğini bilmesek de. Hoş bir yer değil burası. Sonra birden bire kendimizi dışarda buluyoruz. Gözlerimiz ışığa alışırken sol tarafımızda denizi görüyoruz. Karşımızda bir cadde. Işıklar kırmızı yanıyor yolda. Önümüzde binalar var. Ama o da nesi? Önce eski gibi görünen binalar aslında dev gökdelenler. Hem de ne dev, WTC falan halt etmiş yanında. Bulutlardan üst kısmı görülmüyor bile. O kadar büyükler ki anlatamam. Eşime de bak diyorum ama o karşıya geçelim diyor. Yeşil ışığı bekleyip geçiyoruz. Arabalar hep eski eski. Binalarla çelişiyor. Aptala dönmüş bir vaziyette binalara bakmaya devam ediyorum ben. İçimden bir ses Bağdat’tasınız diyor. Ama nasıl geldik buraya diye düşünüyorum? Nasıl başardık bunu? Pasaportumuz da yok diyorum kendi kendime. Çok az insan ve pek çok sokak var. Sonra metroyu görüyoruz. Gidip metroya biniyoruz. Çıktığımız tünelimsi yeri kaybetmekten korkuyorum. Ama binip gidiyoruz, bir durak sonra iniyoruz. Bir çarşıdayız. Labirent gibi bir yer. Ne biçim Irak burası, hiç Arap yok diyorum kendi kendime. Sonra bir kafe buluyoruz. Ama bütün masalar dolu. Bir pasajın içinde bu kafe. Masalardan birinde bir grup Türk var, konuşmalarından anlıyoruz. Sonra bir başka masaya yöneliyoruz, kalkıyorlar. Boşalınca biz oturcaz diye başlarında beklerken, yarısı kalkıyor, yarısı oturuyor. Ama o da ne? Bunlar da Türkçe konuşuyor. Ya da ben Arapça öğrendim diyorum. Sonra başka bir masa için bekliyor, onu da kaptırıyoruz. Sonra ilk gördüğümüz masadakiler kalkıyorlar, onları tanıyormuşuz, selam veriyor eşim onlara. Uzun saçlı bir erkek ile iki bayan onlar da, ama gidiyorlar. Nihayet oturabilmişken, annemle babam geliyor. Bağdat’a tatile gelmişler, burda ne işiniz var diyorlar. Tüneli anlatıyoruz, sonra otellerine gidiyoruz. Odada konuşuyoruz. Ben pasaportumuz yok diyorum, o nedenle dönmeliyiz hemen diyorum, korkuyorum. Eşim de oki diyor. “d” harfi ile başlayan bir adı vardı ilk metroya bindiğimiz yerin. Koyu mavi, hatta lacivert bir tabeleda yazıyordu bu ad. Yeri tarifimize göre tanıdığı bir Türk gazeteciye soruyor babam, adam Dany de Vito gibi birşey, komik. Ama bize nereye nasıl gideceğimizi söylüyor, sağolsun. Metroya doğru yola çıkıyoruz. Metro çok kalabalık, hem de çok ama çok. Bir kafe var bilet gişesinin yanında. Bilet almak için bir milyonluk bozuk para kullanıyoruz. Sonra eşimle kafeye oturuyoruz. Bar gibi kafe, tabureleri var. Sonra metro yanaşıyor, ilginç gemi gibi. Camdan bir duvarın üstünden eşim trene bakıyor herkes gibi, ayakta durup. Oturuyordu, ne zaman kalktı diyorum. Adamın biri de elini eşimin omzuna koyuyor. Eşimi çekerken adamı da ittiriyorum. İçimi bir öfke kaplıyor. Trene binmeliyim diyorum, adamla uğraşamam. Adam arkamdan sesleniyor, dönüp bakmıyorum. Arapça bişiler diyor. Sonra bir kadın durduruyor beni. Polis polis diye bağırıyor. Kadına küfürler edip metroya doğru koşuyorum. Tek arzum yakalanmadan geldiğimiz tünele ulaşıp ülkeme geri dönmek. Korkuyorum, arap hapishanelerinde eşimden ayrı kalmaktansa ölmeyi tercih ederim diyorum. Hadi ben neyse diyorum ama eşimin başına kimbilir neler gelecek diye ödüm patlıyor. Kalabalığı yararak ilerlerken bir alarm sesi geliyor uzaktan…

One thought on “Rüyamda Diyarbakır’a tatile gitmişiz

  1. melis sönmezoğlu on

    Tansu Bey, rüyanızda tatil görmeniz işlerinizin yoğunluğu yüzünden bunaldığınızı gösterir. Diyarbakır’da eşinizle tatildeyken girdiğiniz mağara ise zor ama sonunda kazançlı çıkacağınız bir işe gireceğinizin işaretidir. Mağaradan çıktığınızda kendinizi başka bir ülkede bulmanız ise; giriştiğiniz işin sizin uzmanlık alanınızın dışında bir konu olabileceğini gösterir. Bir süre bunun tedirginliğini yaşasanız da, kısa zamanda uzmanlık alanınızla bu iş arasında bağlantılar kurmanız mümkün. Arapların Türkçe konuştuğunu ya da sizin Arapça’yı öğrendiğinizi düşünmeniz bunu gösterir. Rüyanız boyunca pasaportunuz olmadığı için duyduğunuz tedirginlik de, giriştiğiniz işin ehli olup olmadığınızı zaman zaman sorgulayacağınızı ifade eder. Kazançlı çıkabileceğiniz bu işte başarı sağlamak için birtakım zorluklarla mücadele etmeniz gerekecek. Başarıya ulaştığınızda ise iyi bildiğiniz ve yakından tanıdığınız işleri yapmayı sürdürmeye karar vereceksiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir